
Ben.
43 yasindayim.
43 yasinda, çocuksuz, bir uyusturucu bagimlisiyim ben.
Etigim yoktur benim; dogru nerededir, absolu diye birsey var midir, bilmem..
Kendimi hayatima kole ettigim vakitlerde kontrplaga bir Bach takarim. Cello Suite No. 3 in C major, BWV 1009.
Tasplak cizirti ile donerken 18. yuzyil melankolisi ve karanligi çoker ustume. Paris'e giderim. Jean-Baptiste Grenouille ile Paris'in en pis sokaklarinda kosariz. 18. yuzyilin agirligi ile ezilirim. Lânetler okuyarak Grenouille'u iter, kaçarim.. Numara 3 kulaklarimda çinlar, hiç bir ses bastiramaz onu. Balik saticilari veya ara sokaklarda gizlice opusen dul kadinlar bile.
Avuçlarimin arasinda kuçulen yuzumden asagi tuzlu yaslar suzulur. Diz çokmekten kirismis pantolonumun ustunde gittikçe buyuyen islak lekeler olustururlar dusen yaslar. Pantolona degmeden geçmeyi basaranlar yere duser, ozgurluk sevinci içinde "sip" ederler.. sip sip sip..
Pinocchio'yu erkek çocuguna çeviren mavi peri gelip sicacik kalbi ile onlari kurutsun isterim.
Yasliligin verdigi derin çizgiler vardir çirkin yuzumun her milimetrekaresinde. Onlarca, hatta yuzlercedirler.
Bir kismi dudagimin tiksinti ile asagi bakan kenarlarini çevrelerler.Burun kanatlarimin her iki yanindan asagi dogru inenler ise bana oldugumdan da tiksinç bir hava verirler. Kendi yarattiklari çirkinligin utanci ile daha asagiya sarkip, sonunda ait olduklari yuzden kopmak isterler.
Alnimi boydan boya saran çizgiler ne zamandir oradalar, hatirlamiyorum bile.. Sanki sonsuzluktan beri varlar ve hep var olacaklar gibi. Kaslarimin arasindaki o dort dikey çizgi ise mutlu olma sinirinda oldugum nadir anlari bile mahvetmeyi, o kisacik ani benden almayi bilirler.
Kontrplaktan yukselen cello seslerinin en yukseldikleri anlar, benim bu dort dikey çizgimin birbirlerine en yakin olduklari vakitlerdir. Her nota ile hareket eder çizgilerim, yerlerinden firlayip once notalara sonra cellonun tellerine donusurler.
C major.
43 yas çizgilerim beni aynaya her baktigim an yine ve yeniden oldururler. Zamanin delisi gibi kulagimi kestirirler. Kandan islanmis yastigimda beni gunlerce acliga terk ettirirler. Kimse gelmez beni gormeye, zaten dostlarim da pek yoktur benim. Korkarlar benden, çizgilerimden. Bencil derler bana, Bencil. Sen bencilin tekisin derler, gelmezler beni gormeye. Kirk yilda bir gelenler, eve doner donmez arka bahçelerindeki sedir agacinin dibine kusarlar, gordukleri çirkinligi içlerinden atmak istercesine.
Ertesi gun ofislerinde anlatirlar beni. Quasimodo derler bana. Yarim. Yari insan yari hayvan. Ayni Grenouille gibi.
Bu yuzden iyi anlasiriz biz.
Kimsesiz biz.